“Enat A.Ş’den Dev Proje”

Türkiye Orman Ürünleri İthalatçıları ve Sanayicileri Derneği TORİD, Mayıs ayında gerçekleştirdiği Finlandiya ve Estonya seyahatleriyle kereste sektöründe yeni iş imkanlarının kapılarını açtı.

Türkiye’de endüstriyel orman plantasyonlarının geliştirilmesini hedefleyerek kurulan Endüstriyel Ağaç Tarımı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (ENAT A.Ş) Genel Müdürü Fikret Koçak ile görüştük ve endüstriyel orman plantasyonları tesisi ve geliştirilmesi projesi üzerine detaylı bilgi aldık.

* ORSİAD Gazetesi: Fikret bey, konumuzun önemi daha iyi vurgulayabilmek adına öncelikle sizden ülkemizdeki ve dünyadaki durumla ilgili bir genel değerlendirme alabilir miyiz?
Fikret KOÇAK: Bildiğiniz gibi ormanlar, çok eski çağlardan beri insanlar için, geçim kaynağı olmuştur. Başta odun hammaddesi olmak üzere, arazi ve diğer bir kısım ihtiyaçlarını ormanlardan sağlayan insanlar, giderek artan oranlarda, ormanları tahrip etmişlerdir. İnsanların aşırı tüketim hırsı sonucu, çevre temel göstergeleri giderek daha da bozulmaktadır. Dünyada, insan nüfusu ve odun hammaddesine olan toplam talep miktarı artmaya, bunlara karşılık doğal orman alanları ise, azalmaya devam etmektedir. Artan talebin, sadece doğal ormanlardan sağlanacak odun üretimi ile karşılanması mümkün olmadığı gibi doğru da değildir. Doğal ormanlarda, yıllık artım 1-2 m3 iken, endüstriyel ağaçlandırmalarda, yıllık artım, 15-50 m3 tür. Dünya ormanlarının yalnızca %5’i kadar olan endüstriyel orman plantasyonlarından, toplam odun hammaddesi üretiminin, %35’i karşılanmaktadır. Endüstriyel orman plantasyonları, verimli ve karlı olmaları, hammadde teminini garanti altına almaları, yanında çok yönlü çevresel faydalarıyla da büyük önem taşımaktadır. Ülkemiz, orman ürünleri ithalatı yapan ülkeler arasında ilk sıralarda yer almakta, her yıl önemli boyutta dış ticaret açığı vermektedir. Orman ürünleri ithalatına ödenen bedel, giderek artmakta ve dış ticaret açığı, yıllık 1 milyar Amerikan doları düzeyine gelmiş bulunmaktadır. Ülkemizdeki lif yonga fabrikaları, mamul ürün kapasiteleri yaklaşık 7 milyon metreküp olup, hammadde ihtiyaçları ise takriben, 14 milyon metreküptür. Ülkemizin kâğıt hamurunun, hemen hemen tamamı yurt dışından ithal edilmektedir. Her iki sektörün, hammadde ihtiyaçlarının mevcut ormanlarımızdan karşılanması mümkün değildir. Ülkemizin lif yonga odunu işleyen tesisleri, odun hammaddelerinin büyük bir kısmını dışarıdan satın almaktadırlar. Örnek olarak; ENAT’ın büyük ortaklarından Kastamonu Entegre şirketi, hammadde ihtiyacını yurt içi kaynaklarından karşılayamadığı için, Amerika’dan ithal ettiği lif yonga odunlarını 3 gemi ile yıl boyu nakliyat yaptırmaktadır. Bu gün odun hammaddesi satan ülkeler gelecekte hammadde olarak değil mamul olarak satmak isteyeceklerdir.
* Türkiye’de “ENDÜSTRİYEL ORMAN PLANTASYONLARININ TESİSİ VE GELİŞTİRİLMESİ“ proje çalışmaları nasıl başladı ve ne şekilde hazırlandı?
Fikret KOÇAK: Türkiye’de Endüstriyel Orman Plantasyonlarının Tesisi ve Geliştirilmesi Projesi çalışmaları; TEMA Vakfı kurucu ve onursal başkanı Sayın Ali Nihat Gökyiğit ile Çevre ve Orman Bakanlığı iş birliği ile 2002 yılında başlatılmıştır. Sayın Ali Nihat Gökyiğit önderliğinde, 2005 yılına kadar sürdürülen proje çalışmalarında; Orman fakültelerinden Prof. Dr. Melih Boydak; Prof Dr. Ahmet Hızal, Doç. Dr. Ali Sencer Birler, Kavakçılık Araştırma Enstitüsünden Dr. Taneri Zoralioğlu, Dr. Faruk Şakir Özay, Dr. Sacit Koçer, Dr. Mustafa Zengin, Dr. Mehmet Ercan, Sadi Şıklar, Dr. Neşat Erkan, Lif yonga sektöründen Ahmet yaşar Özbaş, SEKA’dan Enin Gençoğulları, TEMA Vakfından Fikret Koçak yer almıştır.  Projenin hazırlanmasına önderlik yapan Ali Nihat Gökyiğit ve zamanın Orman Bakanı Osman Pepe ve Müsteşar Yardımcısı Nuri Uslu ile proje ekibi ile ağaçlandırma çalışmalarımızda desteklerini esirgemeyen Orman ve Su İşleri Bakanımız Sayın Lütfü Eroğlu olmak üzere Orman ve Ağaçlandırma Genel Müdürlerimize ve katkıda bulunan tüm mensuplarına teşekkür ediyoruz.

* Projenin amacını açıklayabilir misiniz?
Fikret KOÇAK: Projenin amacı; Doğal ormanlarımızın, üzerindeki üretim baskısının azaltılmasıyla daha iyi korunması,
artan hammadde ihtiyacını karşılayarak dış pazarlara bağımlılığın azaltılması, erozyonun ve karbon emisyonunun
azaltılması, yeni istihdam alanları oluşturulması, kırsal kalkınmaya katkı sağlanması şeklinde özetlenebilir. ENAT
A.Ş’nin amacı da; Projenin amacına uygun, endüstriyel orman plantasyonları tesis ederek, kısa vadede sosyal sorumluluğu yerine getirmek, orta ve uzun vadede karlı yatırımlar yapmak ve bu tür yatırımlar için örnek olmaktır.

* Endüstriyel ağaçlandırmalar için özel sektörün önemi nedir?
Fikret KOÇAK: Özel sektör ağaçlandırmaları neticede ticari bir faaliyettir. Verimlilik ve karlılık prensibi öne çıkmaktadır. Yapılan işin tekniği kadar ekonomisini de düşünerek fizibilite çalışması yaparak işe başlar. Ciddi ve pratik denetim ve  hesap sorma mekanizması vardır. Küçük alanlarda profesyonel kadrolarla ekonomik kurallara uygun çalışır. Arazi hazırlığı, dikim ve bakım çalışmalarında ileri teknikleri kullanabilme imkânlarına sahiptir. Gerektiğinde çabuk ve radikal kararlar alabilir. Esnek bütçe ile çalışabilir. Endüstriyel ağaçlandırmalar karlı olsa da uzun vadeli yatırımlar olduğu için ENAT A. Ş kuruluşuna kadar ülkemizde rağbet görmemiştir. ENAT kuruluşu da kolay olmamıştır. Sayın Ali Nihat Gökyiğit’in saygın güçlü ve güvenilir iş adamlığı ve çevreci kişiliği sayesinde ENAT şirketi kurulabilmiş ve proje hayata geçirilmiştir. Kısa adı ENAT olan endüstriyel Ağaç Tarımı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, 26 kurucu ortak tarafından, 2 Milyon TL sermaye ile 28.03.2005 tarihinde kurulmuştur. Halen 28 ortağı olan Şirketin, Sermayesi 2010 yılında 7,8 milyon TL ye yükseltmiştir. 2013 yılında ise 11 milyon TL ye yükseltilmesi öngörülmüştür.

* ENAT’ın hedefleri nelerdir? Ortakları kimlerdir?
Fikret KOÇAK: Marmara Eğe ve Akdeniz bölgelerinde, her yıl asgari 200 hektar sahada olmak üzere, 18 yıl endüstriyel ağaçlandırma yapmak, lif yonga, kâğıt ve ambalaj sanayinin ihtiyacı olan ince çaplı odun üretmek, fidan dikim tarihinden itibaren asgari, 16 – 18 yıl sonra, son hâsıla kesimi yapıp, boşalan sahayı yeniden ağaçlandırmaktır. Ortakları olan; ANG Holding, KASTAMONU Entegre A.Ş. VİEM Ltd. şti, ORMA A.Ş. ÇAMSAN A.Ş. TEKZEN A.Ş. NITROMAK A.Ş, KORAY A.Ş, OYKA A.Ş, ŞAHİNLER Holding, AZTAŞ A.Ş, YONSAN Ege A.Ş. BORUSAN A.Ş, HUŞ Müh Ltd. Şti, İVEDİ Ltd. Şti TURHAN Mühendislik Ltd. Şti ile; Feyyaz BERKER, Murat GİGİN, Şenel YAYGIN Yasemin Aslı YALÇIN, Ümit Can  ÖZDEMİR, Suzan KOÇAK, Ergün ASLAN, Muammer ERDOĞAN, İpek BOZKURT, Z.Dilek ENGİN, Erdoğan SAĞLAM, Ahmet TORUN gibi seçkin iş adamları ve doğa sever vatandaşlarımıza ENAT’IN kuruluşunu gerçekleştirerek veya sonradan şirkete katılarak bu projenin uygulanmasına öncülük ettikleri için çok teşekkür ediyoruz.

* ENAT A.Ş olarak yaptığınız ağaçlandırma çalışmalarını anlatır mısınız?
Fikret KOÇAK: İlk ağaçlandırma çalışmalarımıza, 2005 yılında Karacabey Kıranlar köyünde, 80 hektar arazi satın  alınarak başlanmış, bugün, 140 hektar tapulu arazimiz, ağaçlandırılarak orman rejimine dâhil edilmiştir. Daha sonra  Kıranlar ve komşu 3 köyün mülki hudutları içerisindeki bozuk orman alanlarından tahsis edilen sahalarda yapılan çalışmalarla, toplam ağaçlandırılmış blok saha miktarı 414 hektara ulaşmıştır. Karacabey’de çalışmalarımız devam  ederken, 2008 yılında Çanakkale’nin Ezine ilçesine bağlı Kızılköy’de, ağaçlandırma çalışmaları başlatılmıştır. Ardından komşu köylerde yapılan  arazi tahsisleriyle, birbirlerine çok yakın ve toplam alanı 802,8 Hektar olan blok sahada, ağaçlandırma çalışmaları devam etmektedir. Bugüne kadar sahilçamı ve kızılçam türlerinden takriben 1,5 milyon fidan dikilmiştir. Her yıl ilave edilecek 200 hektar sayha, 300 bin adet çam fidanı dikilecektir. Projenin nihai hedefi, 2028 yılına kadar 4 bin hektar sayha 6 milyon adet fidan dikmektir. Gelecekte finansman sorunu nedeniyle hedeflenen endüstriyel ağaçlandırma çalışmalarını aksatmamak için, 2008, 2009 ve 2010 yıllarında bir bölümü tapulu arazilere de olmak üzere yaklaşık 200 hektar sahada 38.000 adet badem fidanı dikilmiştir. Birkaç yıl sonra badem sahalarından elde edilecek ağaçlandırma çalışmaları finansman ihtiyacında kullanılacaktır. Bursa Karacabey ilçesinde, 414,7 hektar; Çanakkale Ezine ilçesinde, 802,8 hektar; Çanakkale Gelibolu ilçesinde 203,3 hektar, olmak üzere temin edilen olan, toplam 1420,8 hektar sahanın; 140,4 hektarı tapulu arazidir. Çam sahalarında muhtemel orman yangıları ile mücadele etmek, badem sahalarında muhtemel orman yangıları ile mücadele etmek, badem sahalarında sulama yapmak maksadıyla, su kaynakları oluşturulmuş, toplam 8 adet havuz, 2 adet su deposu ve yangın şebekesi yapılarak, takriben 250 metre aralık mesafe ile yangın vanaları yerleştirilmiştir. 3 adet 3 tonluk yangın söndürme tankı alınmıştır. Yangın mevsimi başlamadan tüm yolların bakımı yapılmaktadır. 2014 yılı son baharında aralama kesimleri başlayacağı için 2013 yılında amenajman planı yapılacaktır. 2014 yılından itibaren her yıl takriben 115 hektar sahada aralama kesimi yapılabileceği tahmin edilmektedir. 3 X 1,5 metre aralıklarla dikilen fidanların yarısı alınarak 3 X 3 metre aralık, mesafesi oluşturulacak 9 yıl sonra tamamı kesilerek yeniden dikim yapılacaktır.

* Şirket olarak genel değerlendirme yapacak olursanız, ne söyleyebilirsiniz?
Fikret KOÇAK: Şirketimizin bu gün için finansman sorunu gözükmemektedir. 2028 yılına kadar kaynak planlaması yapılmıştır. Teknik açıdan ve deneyimli personel bakımından da sorun yoktur. Önümüzdeki en önemli sorun arazi temini sorunudur. Bugüne kadar temin edilen toplam sahamızın %10 tapulu arazidir. Bundan sonra da ayni nispette maksadımıza uygun araziler satın alınıp ağaçlandırılarak orman envanterine dâhil edilecektir.

* Orman Bakanlığımızın özel ağaçlandırmaya verdiği önemi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Fikret KOÇAK: Orman Bakanlığımızın özel ağaçlandırma ve endüstriyel orman plantasyonlarına verdiği önem çok sevindiricidir. Ancak uygulamacı meslektaşlarımız ve bir kısım vatandaşımız olumsuz örneklerden dolayı özel ağaçlandırma konusuna mesafeli yaklaşmaktadır. Oysa özel sektöre tahsis edilen sahanın mülkiyeti devlete ait olup çalışmaların kontrolü, gerektiğinde saha tahsisinin iptali yetkisi orman teşkilatına aittir. Devlet tarafından ağaçlandırılacakken özel sektöre tahsis edilen sahanın tüm ağaçlandırma ve koruma giderleri devlet yerine özel sektörce karşılanmaktadır. Ağaçlandırma çalışmalarında ilgili köylüler çalıştırılarak istihdam yaratılmaktadır. Sosyal ve siyasi nedenlerle ağaçlandırılması problemli alanların ağaçlandırılması özel sektörün köylülere sağladığı sosyal  desteklerle mümkün hale gelmektedir. Küçük alanlarda çalışıldığı için orman yangınlarına ve otlatmalara karşı daha ciddi önlemler alınmaktadır, dolayısıyla tartışmasız devlet işletmelerine göre daha başarılı ağaçlandırma çalışmaları gerçekleştirilmektedir. Örnek olarak, 2006 yılında dikilen bugün 7 yaşındaki sahalarımızda 7 metre boya ulaşan fertler mevcuttur. Ortalama boy 5 metredir. Çalışmalarımız Orman Bakanlığımız tarafından takdirle takip edilmektedir. Çeşitli nedenlerle başarısızlıkla neticelen özel ağaçlandırma faaliyetlerine sebebiyet vermemek için; Özel ağaçlandırma taleplerini kanaatimizce iki kategoride değerlendirmek gerekir.

1. Meyve üretim maksatlı ceviz, badem ve fıstık çamı ağaçlandırması,
2. Odun üretim maksatlı hızlı gelişen orman ağacı türleriyle endüstriyel orman plantasyonları
Orman genel Müdürlüğümüzce, özel ağaçlandırmaya uygun potansiyel alanlar tespit edilirken bu konunun
dikkate alınması, özel endüstriyel odun üretimlerinin yaygınlaşmasına ve başarısız özel ağaçlandırmalara mani
olması bakımlarından yararlı olacaktır. Ayrıca, arazi tahsis talebinde bulunan müracaatçılardan yeterlilik belgesi istenmesi ve orman mühendisi çalıştırma şartı getirilmesi, her projeye 100 bin TL sini geçmeyecek kadar kredi verilmesi yerine, proje yatırım bedelinin 1/3 ünü geçmeyecek kadar kredi verilmesi, arazi devrinin tamamen kaldırılması, köy tüzel kişiliklerine özel ağaçlandırma yaptırmak yerine, orman teşkilatı tarafından yapılacak ağaçlandırmaların bir kısmından köy halkına yaralanma hakkı verilmesi halinde, su istimallerin art niyetli teşebbüslerin başarısız ağaçlandırma girişimlerinin önleneceği, hızlı gelişen asli orman ağaç türleriyle yapılacak endüstriyel ağaçlandırmalar önündeki problemlerin azalacağı dolayısıyla yeni yatırımların gerçekleşebileceği kanaatindeyiz.