MAKSDER Başkanı Munis TEZBAŞARAN ” 2013 Yılı İçin İyimserim” dedi.

Bu yıl içinde gazeteniz ile yaptığım önceki röportajımda; 2013 yılının Mobilya Aksesuar pazarı hakkında düşüncelerimi ifade ederken başarılı bir yıl geçireceğimden bahsetmiş idim. Aynı zamanda buna paralel olarak Türkiye mobilya sektöründe hızlı bir büyüme ön görmekteyim. Sektörün genelinde olumlu gözüken bu büyüme, bazı üreticilerin sıkıntılı olmasına rağmen genel olarak olumlu bir noktaya doğru gitmektedir. Kullanıcıların gelir seviyeleri arttıkça; kalite,fonksiyon ve konfora önem verilmektedir. Bu yıl yaşadığımız 9 ayı geride bıraktığımız bu günlerde 2013 yılında  mobilya aksesuar  ve mobilya sektörlerinin %15-20 oranında büyüyeceğini tahmin etmekteyim. Takibinde 2014 yılında iki seçim geçireceğimiz için gelecek yılda  piyasaların olumlu seyredeceğini öngörmekteyim.

ÇİN MALLARI EN BÜYÜK SIKINTI SEBEBİ OLMAYA DEVAM EDİYOR.

Sektörümüzün en kötü yanı ise kalitesiz Çin mallarının ülkemizi istila etmesi ve Avrupa Birliği ürünü gibi tanıtılarak “Devletin ve en önemlisi Tüketicinin” aldatılmasıdır. Tüketici şu anda konu hakkında bilinçli olmadığı için, satın aldığı Çin ürünlerinin kalitesi hakkındaki fikrini  mobilyası bozulunca  oluşturabilecektir. Ülkemizde mobilya aksesuarları ithalatını yapan    ithalatçı firmalarımız   var  ve  bunların olmasından da herhangi bir rahatsızlık duymuyoruz aksine MAKSDER olarak memnuniyetimizi ifade ediyoruz. Rekabetin olmadığı yerde sağlıklı bir ticari süreç yaşanamayacağını da belirtmek isteriz. Dolayısıyla bu 20’ye yakın ithalatçı firma arasında sadece bu işi kısa dönem karı gibi görüp, bu kısa dönemde elde etmek istedikleri karı elde edip  hareket eden bazı ithalatçı firmalar var. Sayıları çok az. Diğer ithalatçı firmaları bu durumdan tenzih ediyoruz .Kısa dönem karı elde etmek isteyenlerin operasyonları şöyle yapılıyor. Genellikle Çin Halk Cumhuriyetinde ve az miktarda ise  Tayvan, Endonezya ve Malezya gibi ülkelerde ürettikleri ürünleri bir başka Avrupa ülkesine götürerek oradan, sanki o ülkede üretilmiş  gibi işlem yaptırarak Türkiye’ye göndermelerinden söz ediyoruz. Bu noktada damping uygulamasını bozan, bu devletin koyduğu sistemi farklı bir yöntemle yıkmaya çalışan firmaların hareketlerinin doğru olmadığını düşünüyoruz. Bu gelişme üzerine İhtisas Gümrüğü uygulaması talebimiz, Gözetim Vergisi ve  Damping Vergisi  ardından yürürlüğe girdi ama bu kez de farklı sorunlar ortaya çıktı.

Bu konudaki beklentimiz ; Devletimizin bu konularda yapacağı denetim uygulamaları ile piyasayı kontrol altında tutmasıdır.Ancak bu dönem içinde yaşamak ve ayakta kalmak zorunda olan yerli üreticiler piyasada var olmak için zararına veya düşük karlılıkla ürünlerini satmak için uğraş vermektedirler.Oysa bu sektörün gelişmesine engel teşkil etmekte olduğu gibi geriye doğru gitmesine sebebiyet vermektedir.

SEKTÖR İÇİN ARGE MERKEZİ DÜZENLEMESİ YAPMAK GEREKİYOR.

Bu arada sektörümüze ilişkin ARGE çalışmalarının önemine de değinmek gerekiyor. Sektörümüzde bunun ne kadar önemli olduğu inkâr edilemez. Araştırma-Geliştirme için büyük bedeller ödeniyor. Bu alanda çalıştırılan personel ücretlerinin de düşük olmadığını bilmekte yarar var. Devletimiz ARGE çalışmalarımız için özel bir statü çıkardı. ARGE  merkezi olarak tespit edilen firmalara farklı uygulamalar ile masrafların bir kısmı devletçe karşılanıyor.. Elbette aday firmaların ARGE merkezi olarak seçilmesi son derece titiz ve dikkatli yapılıyor. ARGE merkezi olabilmeniz için yalnızca bu merkezde 50’nin üzerinde insan çalıştırmanız gerekiyor. MAKSDER üyelerinin bulunduğu  sektörde faaliyet yürüten firmaların bir veya birkaçının dışında bu seviyeye geldiklerini söyleyebilmek henüz mümkün değil. Dediğimiz gibi birkaç firma olabilir ama hepsi bu kadar. KOBİ ayarındaki firmaların da ARGE  merkezi kurabilmesi için daha az mesela 15-20 gibi bir  sayıda personel çalıştırma zorunluluğu getirilmesi şartının  daha yararlı sonuçları ortaya çıkaracağını söyleyebiliriz.Zaten  bu konudaki düşüncelerimi zaman zaman muhtelif platformlarda paylaşmamdan sonra ilgili Hükümet üyeleri de bu rakamları telaffuz etmeye başladılar. Yeni ARGE  merkezlerinin kurulması sektörü yeni ürünler geliştirmek için teşvik edici bir rol üstlenecektir. Tüm bu talep ve istekler kamuoyu tarafından firmaların karlarını arttırmak için yaptıkları bir manevra olarak algılanmamalı. Aksine sanayicinin elde edeceği avantaj üreteceği ürünlere yansıyacağı ve böylece yapılacak yatırımlar sayesinde istihdamın arttırılacak olması olumlu bir gelişme olacaktır kanaatindeyiz. İstihdam gibi önemli bir sorunla boğuşan Türkiye’nin KOBİ’lere ARGE  merkezlerini kurmak için sağlayacağı kolaylıklar sayesinde bu sorunun üstesinden çok daha kolay bir şekilde geleceğini söyleyebiliriz.

TÜKETİCİDEKİ TERCİH ; AKILLI MOBİLYALAR İÇİN AKILLI MOBİLYA AKSESUARLARINA YÖNELMEKTEDİR…

Gelişen teknolojiyle birlikte hızın ve bilginin önemi giderek arttı, bilinçlenen ve tercihleri değişen tüketicinin yaşam alanlarında işlevsellik ve konfora öncelik vermesi akıllı mobilyalara rağbetin artmasını beraberinde getirdi. Kullanıcılar artık ne istediklerini daha iyi biliyorlar ve satın aldıkları ürünlerle ilgili detaylı bilgi sahibi olmak istiyorlar. Bütçe kriterlerinin yanı sıra çağı yakalayan yenilikçi ürünlerle yaşam alanlarına performans katan ve estetik beklentilerini en üst düzeyde karşılayan ürünleri tercih ediyorlar. Yani evde veya ofiste detaylarla hayatlarına dokunan ürünlere kullanıcıların ilgisi, her geçen gün önemli ölçüde artıyor.

Kullanıcılar mobilyada konfor ve işlevselliğe önem verip pratiklik aradıkça mobilya ve mobilya aksesuar üreticilerinin teknolojiyi daha fazla kullanıp, yenilikçi ürünler geliştirmeye yönelmesi kaçınılmaz oluyor.

Dünyadaki “akıllı mobilya seçimi” trendine uyum sağlamanın yolu mobilyaya hayat veren aksesuarları efektif kullanmaktan geçiyor.

TÜKETİCİLER NELERE DİKKAT ETMELİLER…

Görünmeden de olsa mobilya aksesuarları, hayatımıza sürekli dokunarak pratiklik ve konfor katıyor. Tüketici bu detayları yaşam alanlarına dahil ederken; uzun yıllar kullanılacak kalitede olmasına, uygun fiyatlı ancak üretici firma tarafından mutlaka garanti  desteği verilen ürünler olmasına dikkat etmesi gerekiyor. Ayrıca mobilya aksesuarları kullanıldığı alana göre güvenlik  ve dayanıklılık konusunda gerekli bazı şartları sağlaması gerekir. Ürünlerin kullanılan yaşam alanına göre ilgili dayanıklılık testlerinden geçirilip, gerekli belgelerin alınmış olması da satın alma tercihini doğrudan etkilemesi gereken diğer önemli nokta.  Örneğin; ıslak ortam mobilyalarında kullanılan aydınlatma sistemlerinin ortama uygunluğu için gerekli güvenlik sertifikalarının alınmış olması, yine ıslak ortamda kullanılan mobilya aksesuarlarının paslanmaya karşı dayanıklılığının garanti edilmiş olması gerekir.

TREND BİZİ NERELERE GÖTÜRÜYOR.

Bugün olduğu gibi önümüzdeki dönemde de mobilya sektöründe teknoloji önemini koruyacak. Kullanım kolaylığı, pratiklik, sessiz çalışma, dayanıklılık, fiyat-kalite performansı tüketicilerin satın alma kararını etkileyecek ancak; konfor, işlevsellik  ve şık görünüm sunması mobilya ve mobilya aksesuarı tercihlerinde gelecekte daha da belirleyici olacak. Inovatif ürünlerle yaşam alanlarında sağlanan performans, estetik ve üstün teknolojinin konforu en mütevazı evlerde bile kendini hissettirecek.