Munis Tezbaşaran MAKSDER Yönetim Kurulu Başkanı 2014 Yılını Değerlendirdi

2015 YILINI BELİRTMEDEN ÖNCE 2014 YILI İÇİN BEKLENTİLERİMİZ NELER OLACAK DEMİŞTİK…

Bir Atasözümüz diyor ki ; “Hafıza-ı Beşer Nisyan ile maluldür” yani “Unutkanlık insan halidir“. Bu nedenle Orsiad Gazetesi’nin geçmiş sayılarına tekrar bir baktığımda 2014 için belirttiğim beklentilerimi tekrar değerlendirme ve irdeleme ihtiyacı duydum.

Şöyle ki ;2014 yılında yapılacak yerel ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile mevcut istikrar sayesinde 2014 yılın da piyasaların olumlu seyredeceğini öngörmüşüm. 2014 yılına ait kısa anlatımda da belirttiğim gibi 2014 yılını sektör olarak iyi kapattık. Geçen yılki değerlendirmemde sektörde rakama dayalı bir büyümeyi tahmin etmenin oldukça zor olduğunu belirtmiş olmama ve henüz 2014 ile ilgili sonuçların açıklanmamasına rağmen sektörün ; 2014 yılında % 8-10 arasında büyüme rakamlarını yakalayacağını söyleyebiliriz.

Kullanıcıların gelir seviyeleri arttıkça; kalite, fonksiyon ve konfora önem verilmekte ve dolayısı ile yaşam şartlarının iyileştirilmesi güdüsü ile mobilya , beyaz eşya ve otomobil ihtiyacı , hele bir konut alımı yapılmış veya yeni bir konuta taşınılıyorsa mobilya öncelikli alımlar grubunda olmaktadır.

2015 yılındaki genel seçimler nedeni ile piyasalarda mevcut istikrarın bu yılda devam edeceğini   ve büyümenin geçen yıla göre artacağını öngörebiliriz. Bilhassa sektörümüz ile ilgili beklentilerim hususunda; geçirdiğimiz 2014 yılı gibi pozitif bir gelişme olacak şeklinde düşünmekteyim. Bu nedenle bu büyüme öngörümü ; olmazsa olmaz istikrarlı yurt içi politikalar olacağı öngörüsüne göre yapmakla birlikte yurt dışında aşırı değişikliklerin olmayacağı ve Türkiye’nin ekonomisini 2014 ‘ten daha da fazla etkilemeyeceğini dikkate alarak bu satırları sizlerle paylaşıyorum.

IMG_4400

Aslında sizlerin de bildiği gibi ; geçmiş on yıllar öncesinde Türkiye’nin ekonomisi; genelde yurt içindeki siyasi beklentilere ve yaşanan olaylara göre değişmekteydi. Şimdi ise ülke ekonomimiz ; daha ziyade yurt dışındaki ekonomik ve siyasi etkilere göre değişmektedir. Türkiye’nin komşularında oluşan her türlü etki ve siyasi oluşum, o ülkelerin iç siyasetlerinde yaşanan çatışma ve ekonomik programların uygulanamaması ve dolayısı ile gelişmelerin olmaması, ülkelerin milli gelirlerini düşürdüğü gibi komşu ve diğer ülkelerle ticaretini de etkilemektedir. Bu nedenle komşu ülkeler için mevcut olumsuzlukların bir anda kesilmeyeceği ve devam edeceği görüşümü yineleyerek 2015 yılının 2014 yılı kadar rahat ve kolay geçeceğini belirtmemiz de yanlış olacaktır. İstenmese bile mobilya sektörünün içinde bazı firmalarda sıkıntıları yaşamak olası olacaktır.

2023 İÇİN ; 10 MİLYAR DOLAR GERÇEKLEŞİR Mİ ?

Türkiye’nin 2023 yılı için 500 milyar dolarlık ihracat hedeflerini koyarken mobilyada 10 milyar dolarlık bir ihracat öngörüsü ile tespit yapılmıştı. Bunu değerlendirirken halen mevcut tasarım, marka ve ARGE yatırımları ile bunu yerine getirmek mümkün değil ise de bu konulara eğilmiş ve uyum içinde çalışacak STK ve ilgili Devlet kurumlarının desteği ile sanayicilerimizin bunu yerine getireceklerini düşünerek , uygulamalara başlamamız gerektiğini düşünmekteyim.

Türkiye’nin de bu gerekliliği sağlayacak tecrübesi ve iş gücü zaten mevcut. Sektör içindeki tüm şirketlerimizin istihdam gücüne baktığımızda, çok iyi eğitimli, birkaç dil bilen, çalışanlarımız bulunuyor. Türk iş dünyası ve iş adamları, hızlı gelişen pazarlarda gerekli olan girişimci ruha fazlasıyla sahip ve oldukça cesur. Yeni pazarlarda yeni şeyler denemekten ve rekabete girmekten korkmuyorlar. Bu önemli özelliğin de büyümedeki faktörü çok önemli.

Önümüzdeki dönemde mobilya trendlerinde ; mobilya sektöründe teknoloji önemini yine koruyacak. Kullanım kolaylığı, pratiklik, sessiz çalışma, dayanıklılık, fiyat-kalite performansı tüketicilerin satın alma kararını etkileyecek ancak; konfor, işlevsellik ve şık görünüm sunması mobilya ve mobilya aksesuarı tercihlerinde gelecekte daha da belirleyici olacak. Inovatif ürünlerle yaşam alanlarında sağlanan performans, estetik ve üstün teknolojinin konforu evlerde ve işyerlerinde kendini hissettirecek.

İşte burada ARGE çalışanlarının ortaya koyacağı o ülkelerin ihtiyaçlarına yönelik inovatif ürünleri yapanlar ihracat yaptıkları ülkelerde marka olacaklardır.Ülkelerin ihtiyaçlarını kastederken farklı coğrafyalarda ürün ihtiyaçlarının değişken olduğu unutulmamalıdır. Hızla gelişen bu pazarlara ürün tedarikini çok hızlı ve sorunsuz gerçekleştirmek gerekiyor. Dikkat edilmesi gerekli önemli bir konu Ülkemizin lojistik olarak çok önemli bir merkez olduğunu düşünerek ,Türkiye’nin her yerinden hem uçuş hem de kara, deniz gibi fiziki lojistik imkanları, geleceğe dönük hedeflerimizi karşılayabilecek özellikte bulunuyor.

 

TÜKETİCİDEKİ TERCİH ;

AKILLI MOBİLYALAR İÇİN AKILLI MOBİLYA AKSESUARLARINA YÖNELMEKTEDİR…

Gelişen teknolojiyle birlikte hızın ve bilginin önemi giderek arttı, bilinçlenen ve tercihleri değişen tüketicinin yaşam alanlarında işlevsellik ve konfora öncelik vermesi akıllı mobilyalara rağbetin artmasını beraberinde getirdi. Kullanıcılar artık ne istediklerini daha iyi biliyorlar ve satın aldıkları ürünlerle ilgili detaylı bilgi sahibi olmak istiyorlar. Bütçe kriterlerinin yanı sıra çağı yakalayan yenilikçi ürünlerle yaşam alanlarına performans katan ve estetik beklentilerini en üst düzeyde karşılayan ürünleri tercih ediyorlar. Yani evde veya ofiste detaylarla hayatlarına dokunan ürünlere kullanıcıların ilgisi, her geçen gün önemli ölçüde artıyor.

Kullanıcılar mobilyada konfor ve işlevselliğe önem verip pratiklik aradıkça mobilya ve mobilya aksesuar üreticilerinin teknolojiyi daha fazla kullanıp, yenilikçi ürünler geliştirmeye yönelmesi kaçınılmaz oluyor.

Dünyadaki “akıllı mobilya seçimi” trendine uyum sağlamanın yolu mobilyaya hayat veren aksesuarları efektif kullanmaktan geçiyor.

TÜKETİCİLER NELERE DİKKAT ETMELİLER…

Görünmeden de olsa mobilya aksesuarları, hayatımıza sürekli dokunarak pratiklik ve konfor katıyor. Tüketici bu detayları yaşam alanlarına dahil ederken; uzun yıllar kullanılacak kalitede olmasına, uygun fiyatlı ancak üretici firma tarafından mutlaka garanti desteği verilen ürünler olmasına dikkat etmesi gerekiyor. Ayrıca mobilya aksesuarları kullanıldığı alana göre güvenlik ve dayanıklılık konusunda gerekli bazı şartları sağlaması gerekir. Ürünlerin kullanılan yaşam alanına göre ilgili dayanıklılık testlerinden geçirilip, gerekli belgelerin alınmış olması da satın alma tercihini doğrudan etkilemesi gereken diğer önemli nokta. Örneğin; ıslak ortam mobilyalarında kullanılan aydınlatma sistemlerinin ortama uygunluğu için gerekli güvenlik sertifikalarının alınmış olması, yine ıslak ortamda kullanılan mobilya aksesuarlarının paslanmaya karşı dayanıklılığının garanti edilmiş olması gerekir.

 

SEKTÖRE VE DEVLETE İLETMEK İSTEDİĞİMİZ MESAJLAR ;

 SEKTÖR İÇİN ARGE MERKEZİ DÜZENLEMESİ YAPMAK GEREKİYOR.

Bu arada sektörümüze ilişkin ARGE çalışmalarının önemine de değinmek gerekiyor. Sektörümüzde bunun ne kadar önemli olduğu inkâr edilemez. Bu alanda çalıştırılan personel ücretlerinin de düşük olmadığını bilmekte yarar var. Devletimiz ARGE çalışmalarımız için özel bir statü çıkardı. ARGE merkezi olarak tespit edilen firmalara farklı uygulamalar ile bir kısım harcamalar devletçe karşılanıyor. ARGE merkezi olabilmeniz için yalnızca bu merkezde 50’nin üzerinde insan çalıştırmanız gerekiyor. MAKSDER üyelerinin bulunduğu sektörde faaliyet yürüten firmaların bir veya birkaçının dışında bu seviyeye geldiklerini söyleyebilmek henüz mümkün değil. Dediğimiz gibi birkaç firma olabilir ama hepsi bu kadar. KOBİ ayarındaki firmaların da ARGE merkezi kurabilmesi için daha az mesela 15-20 gibi bir sayıda personel çalıştırma zorunluluğuna düşürülmesinin daha yararlı sonuçları ortaya çıkaracağını söyleyebiliriz.

 

Yeni ARGE merkezlerinin kurulması sektörü yeni ürünler geliştirmek için teşvik edici bir rol üstlenecektir. Bu sayede sanayicinin elde edeceği avantaj üreteceği ürünlere yansıyacağı ve böylece yapılacak yatırımlar sayesinde istihdamın arttırılmasını sağlayacaktır. İstihdam gibi önemli bir sorunla boğuşan Türkiye’nin KOBİ’lere ARGE merkezlerini kurmak için sağlayacağı kolaylıklar sayesinde bu sorunun üstesinden çok daha kolay bir şekilde geleceğini söyleyebiliriz.

 

 

ÇİN MALLARI EN BÜYÜK SIKINTI SEBEBİ OLMAYA DEVAM EDİYOR.

 

Sektörümüzün en kötü yanı ise kalitesiz Çin mallarının ülkemizi istila etmesi ve Avrupa Birliği ürünü gibi tanıtılarak “Devletin ve en önemlisi Tüketicinin” aldatılmasıdır.

Ülkemizde mobilya aksesuarları ithalatını yapan   firmalarımız   var ve bunların olmasından da herhangi bir rahatsızlık duymuyoruz aksine MAKSDER olarak memnuniyetimizi ifade ediyoruz. Rekabetin olmadığı yerde sağlıklı bir ticari süreç yaşanamayacağını da belirtmek isteriz.

İthalatçı firmalar arasında bu işi kısa dönem karı gibi görüp, bu kısa dönemde elde etmek istedikleri karı elde edip hareket eden bazı ithalatçı firmalar var. Sayıları çok az.

Bu konudaki ihtisas gümrüğü uygulaması talebimiz, Gözetim Vergisi ve Damping Vergisi ardından yürürlüğe girdi ama bu kez de farklı sorunlar ortaya çıktı. Bu konudaki beklentimiz ; Devletimizin belirleyeceği yeni uygulama kararları ile piyasayı kontrol altında tutmasıdır. Gerçekten AB ülkelerinde üretilen ürünlere de bir sorun çıkarmadan Avrupa Birliği ürünü olarak sadece kağıt üzerinde kabul edilen ürünlere ise sektör içindeki birlikler kanalı ile denetim yapılması gerektiğini düşünüyoruz.

Çünkü bu dönem içinde yaşamak ve ayakta kalmak zorunda olan yerli üreticiler piyasada var olmak için zararına veya düşük karlılıkla ürünlerini satmak için uğraş vermektedirler. Oysa bu sektörün gelişmesine engel teşkil etmekte olduğu Bu gelişme sektörün geriye doğru gitmesine sebebiyet vermektedir.