Nanoteknoloji ve ahşap sektörüne yansımaları…

Nanoteknoloji Laboratuvarı ve Termal Analiz Laboratuvarı
Nanoteknoloji Laboratuvarı ve Termal Analiz Laboratuvarı

Son yıllarda birçok alanda karşımıza çıkan “nanoteknoloji” konusunu, sektörümüze yansımalarını ilk ağızdan dinlemek ve siz değerli okuyucularımıza aktarmak için İstanbul Üniversitesi Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü Öğretim Elemanı Dr. Zeki CANDAN’ı ziyaret ederek bir söyleşi gerçekleştirdik. Sorularımıza içtenlikle yanıt veren hocamıza ev sahipliği için teşekkür ediyoruz.

Fikret Demir

ORSİAD Gazetesi

 

Bize Nanobilim ve Nanoteknoloji hakkında bilgi verebilir misiniz?

Nano kelimesi Yunanca’da “cüce”, “çok küçük” anlamlarına gelmektedir. Nanometre, bir ölçüm skalasıdır. Bir nanometre, bir metrenin milyarda biri, bir başka ifadeyle, insan saçından 80.000 kez daha incedir. Nanobilim, atomik ve moleküler seviyede malzemeler üzerindeki temel çalışma olarak tanımlanmaktadır. Bilim dalları malzemeleri incelediğinden, nanobilim de geniş çaplı ve çok disiplinli bir bilim dalıdır.

Nanoteknoloji; nanobilimin, biyolojiden bilgi teknolojilerine kadar birçok alanda fonksiyonel uygulaması olarak ifade edilmektedir. Başka bir tanımlamayla, nanoteknoloji, en az bir boyutu 100 nanometre veya daha küçük olan materyallerin manipülasyonu olarak tanımlanmaktadır.

Dünya’da ilk defa nano-ölçek kavramı, Nobel ödülü sahibi ünlü fizikçi Richard Feynman tarafından 1959’da ortaya atılmıştır. Feynman, malzemelerin ve aygıtların nanometre ölçeğindeki özelliklerinin gelecekte fırsatlara imkân sağlayacağını ifade etmiştir.

Nanoteknoloji Laboratuvarı hakkında bilgi verebilir misiniz? 

Türkiye’de orman ürünleri (ahşap, ahşap kompozit malzemeler, biyomalzemeler, thermosetting/thermoplastic polimerler, mobilya endüstrisi) alanında nanoteknoloji araştırmaları yapan bir laboratuvar yakın zamana kadar mevcut değildi. Bu kapsamda yurtdışında dünyanın önde gelen üniversite ve araştırma kurumlarında bilimsel proje ve incelemelerde bulunurken diğer yandan da ülkemizde altyapı çalışmalarına başladık. Bunun neticesinde Türkiye’nin konu ile ilgili ilk “Nanoteknoloji Laboratuvarı” İstanbul Üniversitesi’nde kurulmuş oldu. Laboratuvarın kuruluşu için devlet ve özel sektörden sağlanan projelerden yaklaşık 400.000 TL’lik finansman sağlanmıştır. Nanoteknoloji Laboratuvarında nanobilim ve nanoteknolojinin ahşap endüstrisindeki uygulamaları üzerine ARGE ve inovasyon çalışmaları yapılmaktadır.

Termal Analiz Laboratuvarı hakkında bilgi verebilir misiniz?

Termal Analiz Laboratuvarı’nda ise ahşap malzeme, ahşap kompozit malzemeler, polimerler ve biyomalzemelerin termal analizleri yapılmaktadır. Bu kapsamda Türkiye’nin ilk ve tek “Termal Analiz Laboratuvarı” olma özelliğini taşımaktadır.

Nanoteknolojinin orman sanayi ürünleri sektörüne uygulanmasında ne gibi faydalar bulunuyor?

Nanoteknolojinin internetin icadından sonra üretim artışında en büyük buluş olduğu ve ikinci sanayi devrimi olduğu, dünyada birçok bilim adamı tarafından ifade edilmektedir. Nanoteknoloji enerjiden inşaata, tıptan ilaç sektörüne, uzay-uçak sanayisinden savunma sanayisine, tekstilden otomotiv sektörüne kadar birçok alanda kullanılmaktadır. Ahşap sektöründe ise uygulamaları daha yeni ortaya konulmaktadır. Türkiye’de ise bugüne kadar konu ile ilgili kapsamlı, yeterli bilgi ve laboratuvar altyapısı mevcut değildi. Üniversitemizde kurmuş olduğumuz Nanoteknoloji Laboratuvarı ile bu açığı kapatıp, dünyada konu ile ilgili önde gelen inovatif ülkeler arasına girmek için yoğun bir şekilde çaba harcamaktayız.

İstanbul Üniversitesi Orman Endüstri Mühendisliği bölümü öğretim üyesi Dr. Zeki Candan
İstanbul Üniversitesi Orman Endüstri Mühendisliği bölümü öğretim üyesi Dr. Zeki Candan

Laboratuvarımızda yeni nesil çevre dostu inovatif malzemelerin geliştirilmesi ve mevcut malzemelerin performans özelliklerinin yükseltilmesi için çeşitli nanoteknoloji uygulamaları gerçekleştirilmektedir. Ahşap kompozit levha ve mobilya endüstrisinde yaygın olarak kullanılan termoset ve termoplastik tutkallar, boya, vernik vb. malzemeler üzerinde nanoteknoloji uygulamaları yapılarak yeni nesil ürünler geliştirilmektedir. Böylece ahşap ve diğer yenilenebilir biyomalzemelerin istenmeyen özellikleri giderilebilmekte, mevcut özelliklerinde önemli iyileştirmeler sağlanabilmektedir.

Bu çalışmalarda şu ana kadar hangi seviyeye gelindiği ve devam etmekte olan çalışmalar hakkında da bilgi verir misiniz? 

Nanoteknoloji bizlere bu konuda birçok imkan sunmaktadır. Bu amaçla nanoteknoloji uygulamaları ile daha mukavemetli, termal ve boyutsal stabilitesi yüksek, çevre dostu, daha az hammaddeyle ve daha hafif yeni nesil malzemeler elde etmek için bilimsel çalışmalarımız devam etmektedir. Bu çalışmalar aynı zamanda ülkemizde orman ürünleri endüstrisinin önde gelen sanayi kuruluşları ve sivil toplum örgütleri tarafından da desteklenmektedir. Yaptığımız araştırmalar neticesinde hem tüketici memnuniyetinin sağlanması hem de ülke ekonomisine katkı yapılması söz konusu olacaktır.

Bu veriler fabrika düzeyinde seri üretime yansımaya başladı mı? 

Şu ana kadar laboratuvarımızda birçok ürün ve yöntem geliştirdik. Bunların bir kısmının sektörümüzdeki fabrikalarda deneme üretimleri ortak ARGE kapsamında gerçekleştirilmiştir. Bundan sonraki süreçte geliştirdiğimiz inovatif yeni nesil ürünlerin endüstriyel fizibilite çalışmaları ile birlikte satış veya pazar araştırmalarının yapılıp tüketiciye ulaştırılmasını hedeflemekteyiz.

Nanoteknoloji Laboratuvarı ve Termal Analiz Laboratuvarı
Nanoteknoloji Laboratuvarı ve Termal Analiz Laboratuvarı

Bize laboratuvarınızdaki altyapı imkanlarından da söz eder misiniz? 

Nanoteknoloji Laboratuvarı ile Termal Analiz Laboratuvarı; ürün geliştirme, üretim, modifikasyon ve ileri analizler için gerekli altyapı imkanlarına sahiptir. Başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerindeki üniversite, araştırma kurumları ve özel sektör kuruluşları ile ortak araştırma ve geliştirme çalışmalarımız yürümektedir. Bu kapsamda hem Nanoteknoloji Laboratuvarı ile Termal Analiz Laboratuvarının imkânları hem de bu üniversite ve kuruluşların laboratuvar altyapıları ortak olarak kullanılmaktadır. Bunun yanında ülkemizde birçok üniversite ve araştırma kurumu ile ortak çalışmalar devam etmektedir.

Laboratuvarlarımızda hem insan ve çevre sağlığı hem de yapılan araştırmaların kalitesi açısından çeşitli koruyucu güvenlik önlemleri bulunmaktadır. Laboratuvar çalışmalarında kişisel koruyucu ekipmanlar arasında gözlük, eldiven, önlük, toz maskesi, gaz maskesi, galoş bulunurken yangın algılama sistemi de yer almaktadır. Laboratuvarlarımız klima sistemi ile sürekli olarak sabit sıcaklıkta tutulmaktadır. Bütün bu unsurlar, yapılan araştırma ve geliştirme faaliyetlerimizi dünya standartlarının üstüne taşımaktadır.

TSE’nin laminat parkeyi ve çoğu orman ürünlerini standart dışında bırakmasından sonra sektörümüzde standardizasyon konusunda yaşanan sıkıntı konusunda üniversitenin standart belirleme ile ilgili bir çalışması bulunuyor mu?

Bizim gerek laminat parke gerek diğer ahşap kompozit malzemeler üzerinde çok sayıda çalışmamız söz konusudur. Ülkemizde yapılan araştırmalarda sadece ülkemiz sanayisine özel bir standart yerine Avrupa Standartlarını (EN) kullanmaktayız. Bundan sonraki süreçte sektörümüzün ihtiyaçlarını da göz önünde bulundurarak üniversitemizin de desteğiyle bunların daha da geliştirilip kendimize uyarlanması söz konusu olabilir. Bunun için ortak bir platform oluşturarak çalışma başlatılabilir.

Gümrük Birliği ülkelerinden Almanya örneğinde üniversite ile birlikte kendi normlarını oluşturmuş bulunuyorlar ve ürün bir başka Avrupa ülkesinden dahi gelse bu standartlar dışındaki normları kabul etmiyorlar. Ülkemizde yaşadığımız bir sorun da örneğin; Çin’den gelen ve aslında standartlara uymayan ürünlerin Gümrük Birliği ülkelerinden biri üzerinden geçirilip menşeinin değiştirilerek Türkiye’ye getirilmesidir. Merak ettiğimiz konu, bizde de üniversite bazında böyle bir standardizasyon geliştirilebilir mi? Bunun için nasıl bir desteğe ihtiyacınız olur?

Üniversiteler diğer birçok konuda olduğu gibi bu konuda da sektöre, sanayiciye öncü olma durumundadır. Bilim insanlarının önemli görevlerinden birisi de budur. Böyle bir çalışma için öncelikle TSE ile ortak temas sağlanmalı, sektör temsilcileriyle bir araya gelinmeli, oluşturulacak konsorsiyuma meslek odaları dahil edilmeli ve devletin ilgili kurumlarıyla birlikte hareket edilmelidir. Oluşturulacak böyle bir yapıyla ülkemize dönük, ithalat-ihracata yönelik ortak bir norm ortaya konulabilir. Üniversitemiz böyle bir birikime sahiptir, yeterli derecede konuya haiz bilim insanlarımız, alt yapımız mevcuttur.

Ülkemiz her yıl yurt dışına kilit bedeli olarak 30 milyon dolar ödüyor. Üniversitenin parke üreticileriyle bir araya gelerek ulusal bir kilit sistemi gerçekleştirmesi mümkün müdür?

 

Bunlar multidisipliner çalışmalardır. Önümüzdeki süreçte böyle bir talep doğrultusunda daha önce de belirttiğim üzere oluşturulacak bir konsorsiyumla bunu da gerçekleştirmek mümkündür. Bugüne kadar böyle bir çalışma yeterli düzeyde bulunmamakta ancak günümüzde yapılması gerektiği düşüncenize katılıyorum. Yeter ki bir araya gelinsin, bir farkındalık oluşsun, üniversitemizin şartları, sektörün ihtiyaçları ortaya konulsun, oluşacak bu sinerjiyle birçok şeyin yapılabileceğini düşünüyorum.

Sektöre ehil ustalar kazandırmak adına ustalara yönelik akademik lisan yerine daha sade üslupla yazılmış kitaplar hazırlanması konusunda düşünceniz nedir?

 

Bizim üniversitemizde de başka üniversitelerde de konu üzerinde çalışan akademisyenler tarafından, laminat parke teknolojileri, üretim teknikleri ve uygulamaları gibi konularda hazırlanmış kitaplar, ders notları mevcuttur. Bunlar akademik üsluptan sadeleştirilerek, görsellerle desteklenerek ustalarımızın daha rahat yararlanabileceği pratik hale dönüştürülebilir. Sektör profesyonellerinden talep gelmesi durumunda diğer her konuda olduğu gibi bu konuda da ortak çalışmalara açığız. Ancak sektörden talep gelmediği bir konuda ortaya bir şey koymamız pek fizıbıl değil. Herhangi bir çalışma başlatılması durumunda bizler destek vermekten memnuniyet duyarız.

 

Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde ustalara getirilen “Master Belgesi” zorunluluğu bulunuyor. Gelecekte ustalarımızın sıkıntı yaşamaması adına mezunlarınızın eğitmen olarak yer alacağı 81 ile yayılan mesleki sertifika eğitimleri düşünür müsünüz?

 

Mezunlarımız “Orman Endüstri Mühendisi” olarak, spesifik anlamda sorduğunuz laminat parke konusunda da hammaddeden üretime, kalite kontrollerine kadar her tür bilgi ve donanıma sahiptir. Ancak öğretmenlik konusunun resmi anlamda farklı nosyon gerektirdiği de bir gerçek. İBB ile ortak bir çalışma yapılarak İSMEK gibi kurslarda veya ilgili meslek odalarında bu tür sertifika programları düzenlenebilir. Mühendislerimizin üniversitemizde aldıkları bilgi ve donanımı ustalarımıza aktarabilmeleri elbette ki mümkündür.

Şunu yinelemek isterim; üniversite olarak özel sektörle bir araya gelmekten, sektörün geleceği adına birlikte çalışmaktan, iş birliği yapmaktan büyük bir memnuniyet ve onur duyarız.

O zaman biz de sektör profesyonellerine; Türk ürünlerinin yurtdışında markalaşmasına yönelik devlet destekli program TURQUALITY® kapsamında, bu gibi AR-GE çalışmalarına çok ciddi bir devlet desteği bulunduğunu hatırlatalım. 

Teşekkürler

ORSİAD Gazetesi