Odun Fümigasyonunun sanayiye verdiği zarar önlenmelidir.

İstanbul Ağaç Mamulleri ve Orman Ürünleri Birliği Sektöre Katkı Sağlamaya Devam Ediyor
İstanbul Ağaç Mamulleri ve Orman Ürünleri Birliği Sektöre Katkı Sağlamaya Devam Ediyor

Fümigasyon 20. Yüzyılın başından beri ürünlerdeki zararlı etmenlere karşı kullanılan bir kimyasal savaş metodu.  Böcekleri (yumurta, larva, nymph, pup ve ergin dönemde) ve diğer zararlı etmenleri  (nematod, mantar, bakteri gibi) öldürmek amaçlı ile kapalı bir ortamda (belirli bir ısıda ve miktarda) gaz halinde kimyasal bir madde (fumigant) vermek ve belirli bir süre gazı bu ortamda tutma işlemidir.

Fümigasyon her türlü bitkisel ve hayvansal kaynaklı ürünler, diğer materyaller, ihracatı yapılan ürünler ile üzerinde taşınan tahta paletleri zararlı etmenlerden arındırarak bu etmenleri n ürünlerde oluşturduğu tahribatı ve kaybı önlemek suretiyle ürünün sağlıklı halde bulunması amaçlanmaktadır.

Bu kapsamda, ülkemizde de Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca “Bitki Karantinası Fümigasyon Yönetmeliği” ile fümigasyon usul ve esasları belirlenmiştir.

Türkiye oduna dayalı sanayisinde mobilyalarında ham maddesi olan sunta, MDF ve lif levha üretiminde Avrupa’nın en modern ve en yeni  tesis kapasitesine sahiptir.

Ülkemizde odun fiyatları hep dünya fiyatlarının oldukça üzerinde olmuştur. Yüksek odun fiyatları üzerine bir de devletin koyduğu çeşitli vergi ve fonlar eklenince sanayicinin alternatifi en azından ihtiyacının bir kısmını ithalatla karşılamak olmaktadır.  Fakat ithalat alternatifinde de bazı görünmez maliyet unsurları ortaya çıkmaktadır. Bunlardan biri devletin fümigasyon mevzuatının getirdiği kısıtlamalar nedeniyle oluşmaktadır.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca ve Çevre ve Orman Bakanlığınca ithal edilen odun hammaddesinde, yürürlükteki  Yönetmelik çerçevesinde uygulanması zorunlu olan fümigasyon işleminin, “metil bromür” ile yapılması istenmektedir. Ancak adı geçen kimyasal “kanserojen” olması nedeniyle dünyada bir çok ülkede kullanımı yasaklanmış dünyadaki üretim ve ticareti ise kotalara bağlanmıştır.

Dünyanın birçok ülkesinde alüminyum fosfit ve diğer fümigantlar kullanılmakta ve ithalatçı ülkeler tarafından kabul edilmektedir.

Metil bromür kanserojen etkisi dolayısı ile kotalar kapsamında dağıtılan ve dünyanın bir çok yerinde zor bulunan bir fümiganttır. Odunun havaleli bir ürün olması dolayısı ile yakın komşularımız olan Ukrayna, Romanya gibi ülkelerden tedariki sektör için daha elverişlidir. Ancak bu ülkeler, metil bromür bulma zorluğundan, odunlarını başka fümigantlarla, örneğin alüminyum fosfit ile ilaçlayabilmektedir. Bu yüzden Türk sanayicisi ihtiyacı olan odunu kendisi için elverişli olan kaynaklardan tedarik etmek yerine daha uzak ülkelerden tedarik etmeye yönelmekte bu da ilave maliyet anlamına gelmektedir. Amerika, Şili, Arjantin, Kana vs.

Alüminyum fosfitin kanserojen etkisi metil bromüre göre daha zayıf, böcek öldürme etkisi metil bromüre eş değerdir. Bizim mevzuatımızda alüminyum fosfitin kullanılabileceği hükmü pekala konulabilir ve sanayicimizin uygun koşullarda ham madde sağlamasının yolu açılabilir.

Kaldı ki sanayicinin getirdiği odunun ormanlarımızda temas etme riski yok denecek kadar azdır. Odun doğrudan fabrikanın deposuna gelir ve oradan ham madde olarak kullanılıp tüketilir. Bunların ithalatının ülkemizdeki bitki sağlığı ile bir alakası yoktur. Bu öneriye Tarım Bakanlığı Karantina Müdürlüğü de sıcak bakmaktadır.

Türkiye’de faaliyet gösteren ve ana ham maddesi odun olan 12 firmaya ait 38 sunta ve MDF fabrikasının yıllık toplam odun ihtiyacı 15 milyon tondur. Sektör, 5 yıl öncesine kadar gerek duyduğu odunun %60’nı  Devlet Orman İşletmeleri’nin açtığı ihale dikili veya tahsis olarak karşılarken orman yangınları ve kış şartlarından dolayı bu oran %50’ye kadar gerilemiştir. Hammadde ihtiyacının %40’nı ithalat yolu ile elde etmekte güçlük çeken sektör maliyetleri, ilgili kurumların ilaç ısrarı nedeniyle daha da artmakta, yurtdışı pazarlarda rekabet edemediği gibi, ana hammaddesi olduğu mobilyanın da iç piyasa ve ihracatını olumsuz yönde etkilemektedir. Sektör, hali hazırda üretimi %15 ile %25 arasında geri çekmek durumdadır.

Hal böyle iken, sektörün uluslararası ticarette rekabet edebilir duruma gelmesi ve hak ettiği yere çıkmasında, önemli engellerden biri olan fümigasyon işleminin, “metil bromür” yerine “alüminyum fosfit” ve diğer fümigatlar kullanılarak gerçekleştirilmesi için gerekli yönetmelik değişikliğinin yapılmasında fayda görülmektedir.

Bu konuda hem Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı hem de Çevre ve Orman Bakanlığımızdan destek bekliyoruz.